İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Neler Oldu ?
  3. Rahine Nedir? Rahibelerin Sıradışı ve Gizemli Hayatları Nasıldı?

Rahine Nedir? Rahibelerin Sıradışı ve Gizemli Hayatları Nasıldı?

Onları filmlerde izledik kimi zaman sevdik kimi zaman Korktuk. Ama asla tanımadık kimlerden mi bahsediyorum? Tabii ki rahibeler…

Hristiyanlık 2000 yıldır var olan ve dünyada en çok inananı bulunan İbrahim’i bir din. Rahibelerse bu dini en içe kapalı bilinmeyen Ama merak edilen bakire kadınları.. Kim onlar? neden bu kadar uzak ve yükselen bir yaşam tarzına sahipler? Hadi dünyadan elini eteğini çekerek manastırlarda yaşayan bu ilginç kadınların sıradışı hayatlarına bir göz atalım.

Rahibeler’in Hayatları

Rahibeler Hristiyanlık inancına mensup olup manastırlarda yaşayan dünya ile iletişimleri neredeyse sıfır olan kadınlardır. Genç yaşta manastıra girdikten sonra genellikle ölümlerine dek orada kalırlar kendilerini her açıdan Tanrıya adamışlardır. Peki nasıl rahibi olunur? Rahibe olmak hiç ama hiç kolay bir şey değil. Adayların öncelikle 18 yaşına gelmiş olması beklenir. Fiziksel olarak sağlıklı ve zihinsel olarak dengeli bir ruh haline sahip olmalılar. Vekalet yemine edecekleri yani ömürleri boyunca kimseyle evlenmeyip kimseyle birliktelikleri olmayacağı için adaylar bakire olmalı. Bekarlık esas kurallardan biridir; o yüzden bu kişinin bu konuda iyice düşünmesi ve karar vermesi gerekiyor. Cemaat hayatında bir arada yaşayabilmek için gerekli olan ;dürüstlük, sadakat, diyaloğa girebilme, özür dileme, affetme, diğerlerine saygı gösterme, sorumluluk ve işbirliği gibi Temel insani özelliklere sahip olması gerekmektedir. Bunun yanında doğru düşünüp karar verme yetisi ve hayalin baskın olmadığı uygun zeka ve anlayışa da sahip olmalıdır. Tüm bu şartlar karşılansa da henüz rahibe olmuş değildir. Sadece adaylıkları kabul edilir ve bundan sonra ortalama 6 yıl sürecek olan adaylık çıraklık gibi aşamaların sonunda ancak gerekli kriterleri karşılayabilmişlerse ve eğitim sürecinin sonunda üstleri onaylarsa rahibeli ünvanını alırlar.Kıskançlıkları hiç olmamalı üstlere itaati kusursuz olmalı ve bu yılların sonunda başrahibe ancak onay verirse artık bir törenle daimi yeminlerini ederek rahibe olurlar. Bu kişilere bazı mezheplerde bir senet verilir. Bu yazılı senede göre artık Tanrı ile evlidirler ve ömürleri boyunca kendilerini koruyacaklarını kabul etmişlerdir. Artık bunları zor ve disiplinli bir hayat. Rahibeler manastırlarda yaşar. Manastır ise inzivaya çekilmek isteyen yani ömrünü Tanrıya adayıp dünyadan kopmaya karar vermiş olan Hristiyanların yaşadığı ve daha çok şehirlerden uzakta inşa edilmiş içinde kilise ve çeşitli yaşam alanları bulunan yapılardır.

Rahibelerin kıyafetleri nasıl olmalıdır?

Rahibeler rekabet ve kibire neden olacağı için kişisel bakım ürünleri asla ve asla kullanmazlar makyaj parfüm takı onlar için yasaktır; giyimleri de tekliftir. Kıyafet kendini Tanrıya adamıştır ve fakirliğin sembolüdür. Çeşitli cemaatlerde temelde aynı olmakla beraber farklı renkli kıyafetler olabilir adaylıktan çıraklığa geçişte sadece cemaate mahsus küçük bir törenle kıyafet teslim edilir. Bu kıyafet rahibeye teslim edilmeden önce din adamı tarafından kutsanır. Fakirlik sembolü olduğu için mutlaka sade ve Manastır içerisinde dikim işleri yapan Rahibe bunları elde diker. Uyurken bile kıyafete dikkat edilir ve asla fazladan bir tane bile verilmez. Kutsandığı için başkasına hediye de edilemez. Kıyafetleri tam ve doğru kullananlara Hz Meryem ölümden sonra Arafta kalırlarsa ölümlerinin ilk cumartesinde yardım edecektir. Buna cumartesi imtiyazı denir. Kıyafet o yüzden bu kadar önemlidir. Rahibelerin günleri nasıl geçer? Şimdi çok ilginç bir konuya giriyoruz.

Rahibeler nasıl yaşar?

Dünyadan kendini koparmayı seçmiş olan rahibeler sonuç olarak bir arada cemaat şeklinde yaşıyorlar ve belli bir düzenin korunması gerekiyor. Bu nedenle yapacaktır her şey sistematik olarak belirlenir. Öncelikle yaşamın devam edebilmesi için herkesin iş bölümüne dayalı bir görevi vardır. Mesleklere ya da yeteneğe göre yapılan bu iş bu kadın çiftçilik yapar bahçeyi sürer sebze ve meyveleri yetiştirir; kimisi bulaşıklardan ve yemekten sorumludur. Bazıları kilise korosunda görevlidir temizlik marangozluk gibi işlerde yine rahibeler tarafından yapılır. Her şey düzenli olmak zorundadır ve yemeye bile grup halinde dualar eşliğinde gidilir. Yemekte herkesin yeri belli olmakla beraber yemek duasından sonra sessizlik başlar yemekler ihtiyaca göre yapılır. Kimse şikayet etmemelidir hatta yemek saati ve yemekhane dışında yemek içmek asla tasvip edilmez. Eğer bir rahibenin yakını onu görmeye gelecekse bu önceden bildirilir ve baş rahibenin onayı olursa görüşme odasında mesafeli ve kısa süreli görüşme yapılır. Bu ziyaretlerde gözetim altında ve fiziksel temas bulunmayacak şekilde gerçekleştirilir. Bir rahibenin çok sık ziyaretçisi gelmesine müsaade edilmez. Çünkü onlar artık dünyevi hayattan hem kan bağlarını hem de meraklarını koparmış olmalıdır. Sizce de çok zor değil mi?

Rahibeler Manastır dışına çıkamazlar ancak başrahibe eşliğinde dini organizasyonlar ya da benzeri durumlar olursa istisna gerçekleşebilir. Dışarı çıkılamadığı gibi manastırları kurallar dışında zaruri olmadığı sürece de girişte yapılamaz. Rahibelerin telefonları yoktur manastırlarda ortak bir telefon ancak fayda sağlayacağı ya da kurallarla belirlenmiş hallerde kullanıma açılır. Televizyon ise zaten bildiğiniz gibi değil sadece cemaat kurallarına uyan dini kanal ve radyolar yayını açıktı. Bu konuda başrahibe büyük sorumluluk altında olduğu için çoğunlukla izlenecek olan yayınları bile o belirler. Manastırda gün içinde her öğlen ve akşam yemeğinden sonra Rekreasyon adı zaman diliminde rahibeler manastırın en alt katında bulunan salonda bir araya gelirler. Rekreasyon’ un  amacı rahibelerin hoş bir şekilde birbirleriyle iletişim kurmalıdır. Sessizlik içinde geçen günün diğer saatlerinden iş ve ibadetten sonra tüm cemaatin bir arada geçirdikleri paylaşımda bulundukları Bir nevi teneffüstür. Yemeğin ardından rahibeler birer birer Rekreasyon salonuna gelirler. Kapıdan girerken Selam verirler. Direkt kendilerine ait yerlere otururlar Rekreasyon cemaat üyelerinin duygu ve düşüncelerini paylaştıkları manevi açıdan birbirlerini destekledikleri önemli bir bölümüdür. Karşılıklı iletişim esnasında saygı ve nezaket esastır. Sözgelimi bir rahibe konuşurken sözü kesilmez. 2 rahibenin bir başka rahibe hakkında konuşmasına izin verilmez. Rekreasyon adaylar için cemaat ve cemaatin de adayı tanıması noktasında oldukça önemlidir. Tembellik en büyük kötülüklerden görüldüğü için Rekreasyon sırasında bile dikiş nakış işleri de elden bırakmazlar. Ayrıca her bir kaç saatte bir toplu olarak Manastırın Kilisesi’nde ibadet edilir. Bu toplu ibadet ehli ve tüm rahibeler için katılım şarttır. Zaten bir rahibenin gününün önemli bir bölümü dua ile geçiyor. Hatta hücrelerine çekildiklerini de bile kişisel meditasyon ve dualarını yapmak zorundalar.

Rahibeler’in özellikleri

Her rahibenin sade bir şekilde düzenlenen kendi hücresi vardır. Yatsı duasından sonra manastırda katı bir sessizlik başlar ve tüm rahibeler hücrelerine çekilerek kendi özel dualarını meditasyonlarını yaptıktan sonra kalan birkaç saatlerinde de uyurlar. Uyku maksimum 7 saattir. Günde birkaç defa da toplu olarak Vicdan muhasebesi yapılır. Vicdan muhasebesi rahibenin kendi kusurlarını eksikliklerini ya da pişmanlıklarını diğer rahibeleri itiraf etmesidir. Bu bir davranış bir bakış kalp kırmaya yönelik bir eylem olabilir. Bunu yaparak nefislerine ağır gelebilecek olan şeyleri tüm cemaatin önünde söylerler. Bu aynı zamanda rahibelerin kendileriyle olan yüzleşmelerini ve eksikliklerinin veya hatalarını kabulünü sağladığı gibi cemaatin içindeki olası problemlerin çıkmasını da bir anlamda engellemektedir. Rahibeler örtülü oldukları için genellikle saçlarını özgür bir seçimdir ama hem bit pire olmaması hem de bir nevi nefis terbiyesi içindir. Ayrıca asla mal mülk edinemezler rahibe olmadan önce borçları ya da üzerlerine herhangi bir malları varsa bu konuyu çözmeleri gerekmektedir ve tabii ki 10 ila 50 kadar rahibinin yaşadığı bir manastırda ister istemez hastalık hatta ölümle karşı karşıya kalınmakta bu hayatın bir gerçeği ile dönüşmektedir. Rahibeler tüm hayatları boyunca beraber yaşadıkları için sağlık sorunlarını da hep beraber aşmak zorundalar. Hasta ya da yaşlı bir rahibe varsa onun bakımı başka bir haybeye verilir. Diğer rahibeler de sık sık gelip o kişi ile ilgilenirler bu husus çok hassastır ve ilgilenecek olan kişileri başrahibe seçer. Tüm rahibeler düzenli olarak sağlık kontrolü yaparlar genellikle içlerinde eğitimi almış olan rahibeler vardır. İçlerinden biri vefat ettiği zaman tarikat yönetimine ve tarikata bağlı olan diğer manastırları haber verilir ve her Manastır kendi içinde o kişi adına dua eder. Ayrıca her manastırda ölen rahibelerin adlarının ve biyografilerinin kaydedildiği bir kitap bulunur. Ama tabii ki her şey her zaman kuralına göre oynanmıyor. Sonuçta İnsanın olduğu yerde her şey olur.

Zaman zaman bazı manastırlarda özellikle Orta Çağ’da rahibelerin ellerini ve yüzlerini yıkamak dışında su kullanmaları yasaklanmıştır. Tabi ki bu genel bir kavram değil. Sadece birkaç manastırda suda hastalık bulunmasından kaynaklanan zoraki bir önlemdi. Ayrıca rahibe olan ama rahibelerden ayrı olarak Kız Kardeşler ismi ile anılan ayrı bir topluluk vardır. Kız Kardeşler Kilise okullarında hastanelerde ya da diğer kamu hizmetlerinde hayır işleri yapan görevlilerdir. aradaki fark rahibeler Daimi yemin ederek manastıra kapanırken Kız Kardeşler 1 alt yemin olan kısmı yemeğini yaparlar. Yine kilisenin belirlediği belli kurallar çerçevesinde yaşasalar da inzivaya toplum içerisinde yer alırlar. Televizyonlarda gördüğünüz toplum içinde etkinlik gerçekleştiren rahibeler onlardır. Kendilerine Hayır işlerine adarlar. Manastır rahibeleri ve Kız Kardeşleri arasındaki fark tam olarak bu saydıklarımdır. Aslında hayır işlerini dedim yazıyı sonlandırırken bir eleştiri yapmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Dünya üzerindeki bütün dinler yoksul ve muhtaç olanlara kısmen de olsa yardım etmeyi tavsiye ediyor. Fakat yoksulluğu tamamen bitirmek için çaba gösteren bir din yok. Yoksa dinlerdeki bu küçük yardımlar inançlı insanların kendi vicdanlarını rahatlatmaktan ötesi değil mi?

Yorum Yap

Yorum Yap