İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Neler Oldu ?
  3. Tarihteki En Güçlü Türk Kadın Tomris

Tarihteki En Güçlü Türk Kadın Tomris

2600 yıl önce bir kadın Bozkır’ın efendisiydi. Asya’da yaşamak zordu bir kurt kadar akıllı ve acımasız olmak zorundaydı. Burada kurallar dünyanın hiçbir yerine benzemez sadece en güçlüler hayatta kalır. Ve bir kadındı tüm bozkırın sahibi. Nehirleri buz tutmuş otlakları donmuş damarda akan kanın bile üşür olduğu toprakların Hanı Tomris Hanım.

Hani amazonları duymuşsunuzdur. Şu kadın savaşçılar kimi tarihçiye göre Tomris ve askerleri de Amazon savaşçılarından kabul edilirler. Aynı zamanda o tarihteki ilk kadın hükümdarlardan biridir ve bu kadın bir Türk’tür. Gözlerinizi kapatın. Kendinizi bu dünyadan koparın ve benimle 2600 yıl öncesine gelin.

Evet Saka Topraklarındayız. Bir kral henüz öldü başa geçme sırası geleneğe göre karısında yani kraliçe Tomris artık bir han bir kadının Han olması Saka eski toplumu için gayet sıradan bir durum. Beraber savaşıp beraber ölüyorlar her kadın zaten bir asker. Hatta bu toplumda Efsaneye göre kadınlar savaşta düşman öldürmeden asla evlenemezler. Kısaca askerlik onlar için bir oyun değil hayatlarının gerçeği.  Büyük Kiros dönemin dünyasındaki en kudretli İmparator. Hindistan sınırından Yunanistan’a kadar uzanan dev bir imparatorluk kurdu. Ahameniş isimli Pers Devleti’nin kurucusu ve en büyük Fatihi Yenilmez bir adam ve kaybetmeyi göze alamayacak kadar büyük bir güce sahip. Bir o kadar da acımasız. Amacı Tomris Hatun’un hükmettiği Saka İskit ülkesini ele geçirmek. Bunun için her şeyi yapmaya bütün kelleleri almaya hazır. ve savaş başlar. Sakalar üzerine birkaç sefer yapan büyük kiros karşısında savaşacak kimseyi bulamamıştır. tek gördüğü kafkasların Yalçın Dağları ve Orta Asya’nın düz ovalarıdır. Bütün ekinler ve şehirler yakılmış halk geri çekilmiştir. Zaman zaman karşısına çıkan küçük kasabaları yok eden sonrasındaysa dönmek zorunda kalan Kiros Tomrise evlenme teklif eder. Fakat burada niyeti ülkeyi ele geçirmektir ki zaten Tomris hatun bu teklifi reddeder. Büyük kiros öfkelenmiştir.

Ölümsüzler

Kiros’un ordusunun efsanevi askerleri tüm Pers Devleti’nin en korkulan Canavarları ve savaş için eğitilmiş binlerce köpek… Kiros’un ordusu geri dönüşü olmayan yeni bir sefere çıkar. Bu sırada persler bir tuzakla Tomris Hatun’un oğlunu esir alır ve kullanılacağını anlayan genç adam esir olmak yerine ani bir hareketle kendi canına kıyar. Tomris yıkılmıştır ve o gün şu yemini eder kana susamış Kiros güneşe yemin ederim ki seni kanla doyurucam.

Yıl milattan önce 529

Kurultay toplanır. Kocamışlar, bilgeler Tomris’in kararına biat ederler. Savaş ve Tomris’in neredeyse yarısı kadınlardan oluşan ordusuyla büyük Kiros’un devasa güçleri amansız bir savaşa tutuşurlar. Turan taktiği uygulayan Tomris bu savaşı şanına yakışır bir şekilde kazanır. ve büyük Kiros yani o güne kadar tarihin gördüğü en büyük krallar vaş meydanında ölür. Verdiği sözü tutar büyük Kiros’un kafasını kan kolu bir fıçıya atarak hayatında kan içmeye doymamıştın şimdi seni kanla doyuruyorum der. Bu olay tarihin en büyük İntikamlarından biri olarak kabul edilir ve birçok Avrupalı ressam tarafından resmedilmiştir. Aynı zamanda ünlü tarihçi Herodot’ da bu olayları yazmıştır. Hatta Tomris Hatun’un ünlü İntikam sözüne ilk olarak herodot’un kaynaklarında rastlıyoruz.Tomris hatuna ne oldu hükümdarlığı nasıl yürüttü? Net bir bilgiye sahip değiliz. Kendisine dair bütün bildiklerimiz nesilden nesile aktarılan efsanelerden; Antik Yunan tarihçilerin ve Pers kaynaklarının yazdıklarından ibaret. Ancak son zamanlarda yapılan kazılar Saka İskit haklarına dair önemli bilgilerin açığa çıkmasını sağladı. Hazar Denizi kıyısında yapılan birçok kazıda Sakaların kadın savaşlarına dair önemli bulgular elde edildi. Örneğin; kadın mezarlarından çıkan ok yay ve kılıç gibi Savaş aletlerinin yanı sıra takılar küpeler Hatta dönemin parfüm şişeleri bile bulunmuştur. Bu bize Amazon savaşçılarının kökeninin Bu halklar olduğuna dair önemli deliller sunuyor. Zaten Yunan hikayelerinde kadın savaşçı amazonların yaşadığı yerlerden biri Karadeniz kıyıları olarak geçmektedir. Bu coğrafya sakallarında yaşadığı yerlerdendir. Diğer bir iddiaya göre Karadeniz coğrafyasında yaşayan Amazon kadınları çeşitli sebeplerle Saka İskit Türklerinin olduğu bölgeye göç etmiş ve içerisine karışmışlardır. Efsanelere göre Amazonlar öyle bir halktır ki sadece kadınlardan oluşan kasabalarda yaşarlar sağ göğüslerini daha iyi ok atabilmek için keserler. Esirler arasından sadece fiziği düzgün olan bir olan erkeklerle birlikte olup nesillerini devam ettirecek şekilde hamile kaldıktan sonra erkek çocuk doğuran Amazon kadınları bu çocuğu komşu kabiledeki babasına teslim eder ve bir daha da yüzünü görmezmiş. Tabii ki bunlar efsanelerle karışık hikayeler Anadolu’da yaşadıkları tahmin edilen en ünlü yer ise bugün Samsun’un Terme ilçesi olarak bildiğimiz şehrimizdir. Samsun’da Amazon kadınlarının heykel ve eşyalarının sergilendiği iki buçuk dönüm genişliğinde yapay bir Amazon köyde bulunuyor. İşin efsane boyutları bir yana gerçek değilse Amazon kadınlarının Anadolu coğrafyasında belli yerlerde yaşadığını ve son yapılan kazılarla Saka eski toplumlarında Amazon kadınlarının önemli yer edindiğini; hatta büyük ihtimalle Amazon efsanelerinin bu toplumdaki savaşçı kadınlarından doğduğunu biliyoruz. İlk olarak 1940’lı yıllarda Ukrayna ,Güney Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Saka haklarına ait kurganları inceleyen Arkeologlar silahları ile birlikte gömülmüş bu insanların öncelikle erkek olduğunu düşündüğü. Ancak gerçek başkaydı. Yüzlerce savaşçı kadın silahları ve kişisel eşyaları ile gömülmüştü. Daha da ötesi bu kadınların vücutları savaş yaraları ile doluydu. Göçebe bir halktan olduğu anlaşılan bu Kadınlar her manada erkeklerle eşit bir yaşam düzenine ve savaşçılık niteliklerine sahipti.

2019 yılında da devam eden kazılarda yine aynı coğrafyada benzer kadın mezarlar ortaya çıkarıldı. Ayrıca Amazon kadınlarıyla Brezilya’daki Amazon Nehri arasında da büyük bir bağ var o da şu; 1541 yılında İspanyol karşı Francisco de Orello bu nehirde keşifler yaparken kadın savaşçıların saldırısına uğradı. Yunan mitolojisindeki amazonlara benzettiği bu kadınlardan dolayı O zamandan sonra nehrin adı Amazon olarak anılmaya başladı.

Yunan mitolojisine baktığımızda Amazon kadınları her manada kötü olarak anlatılıyor. Her seferinde Yunanlılarla savaşan turuvada aş ile karşı mücadele eden kısaca Yunan toplumuna düşman olarak tasvir edilen karakterlere sahipler. Tabii ki bunun nedeni dönemin Yunan mantığı da erkek egemen oluşu ve silah kuşanmış kadın gerçeğinin korkutuculuğu. Amazon kadınlarına yine benzer bir coğrafyada Dede Korkut hikayelerinde rastlıyoruz. Dede Korkut bu kadınlardan Azerbaycan coğrafyasında yaşayan Alp kızları olarak bahsediyor. Şu anki tarihçiler ise Amazon efsanelerinin orta Asyalı ve muhtemelen Türk olduğu üzerinde durulan Saka İskit halklarının kadın savaşçılarıyla büyük ilgisi olduğunu,Amazon kadınları bu haklardan daha eskiye dayansa da sonrasında bu toplumun bir parçasına dönüştüğü konusunda birleşiyorlar. Nitekim Antik Yunan tarihçilerinden Herdot’da Amazon kadınlarının Saka iskitlerle olan bağları ile ilgili çeşitli anlatılar kaleme almıştır. Kısacası öykücümüz Türk kadının da hala bu antik çağın çılgın savaşçı kadınlarının genlerinde rastlayabiliriz. Nitekim yapılan bir DNA testinde iskit kadın savaşçılarının DNA sı kazak bir genç kızla birebir örtüşmüştür. Günümüz dünyasında ise Amazonlar kadın hakları savunucularının da sembolleri arasında olmakla beraber bir çok dizi ve filmde de konu olmuştur. Tomris Hatun ve onun yanındaki savaşlarında amazonları. ardılı olduğu günümüzde neredeyse su götürmez bir gerçektir. Arkeolojik çalışmalarla da yakın zamanda neden bu kadınların kendilerini toplumdan ayırdığı ve böylesine sert kurallar içeren yeni bir dünya kurduğu mutlaka ortaya çıkacaktır.

Yorum Yap

Yorum Yap