1. Ana Sayfa
  2. Spor
  3. Trabzonspor Başkanın’dan Sert Sözler

Trabzonspor Başkanın’dan Sert Sözler

ahmet-agaoglu-2000-yilindan-sonra-i-ujUU_cover

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, görevine son verilen Ünal Karaman hakkında bomba açıklamalar yaptı. Ağaoğlu, şehit Eren Bülbül’ün ailesinden gelen destek mesajından bahsederken ”Mermiye de koşarım. Kan gölünde de boğulurum.” ifadelerini dile getirdi. Ağaoğlu, yeni hocayı da açıkladı.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu bugün, BeIN’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İşte Ağaoğlu’nun açıklamalarından bazı satır başları…

– Ligi değerlendirdiğimiz zaman üçüncülük Trabzonspor adına başarı mı, bunu değerlendirmek gerek. Şampiyonluğun dışındaki sonuçlar Trabzonspor adına başarı sayılmaz. Sakatlıklar, şanssız puan kayıpları oldu.

– Prensipte hem Ndiaye hem de kulübüyle anlaştık. 3 Ocak’ı bekliyoruz. Transfer kiralık olacak. Ücretiyle alakalı olarak acıklamayı yarın KAP’a yapacağız. Sözleşmesinde opsiyon da olacak. Sosyal medya enterasan bir mecra. Biri bir şey yazıyor arkasından bir düşünce gündem oluyor ama bu gerçeklerle örtüşmeyebiliyor. Transfer meselesinde bu tip şeyler çok oluyor.

– Sörloth’un bonservisini neden almıyorsunuz diye sıkıştırıldık. Sosyal medya enteresan bir mecra. Biri çıkıp bir şey yazıyor, diğer insanlar da peşinden gidiyor. Sörloth geldiğinde de yazılanları unutmam mümkün değil. Ben sadece belirli bir süre görev yapmak için seçilmiş yönetim kurulunun başkanıyım. 8 Nisan itibarıyla göreve gelmiştik, Rıza hocayla 6 maçlık birlikteliğimiz oldu.

”Ünal Karaman geldiğinde herkesin aklında soru işareti vardı”
– Trabzonspor camiasının 1 numarası diye bir kavram yok. Trabzonspor’un hizmetinde olan insanlar var. Ünal Karaman geldiğinde herkesin aklında soru işareti vardı. Ünal Karaman ile anlaştığımızda destekleyenler vardı ama bize ciddi eleştiriler de vardı. Trabzon kalibresinde bir takım çalıştırmadığı söyleniyordu. “Küme düşen takımdan geldi” deniyordu. İyi eleştiri yapacaksak hafızaları zorlayalım, eleştirileri hatırlayın. Yapılan eleştiriler ne olursa olsun verdiğiniz doğru kararın arkasında durmak zorundasınız. B. Yeni Malatyaspor maçı, bana göre Trabzonspor kulübünün dönüm noktasından biriydi. Lige parlak sonuçlarla başlamadık. Galatasaray maçı kazanılınca her şey güllük gülistanlık olmuştu. O maç sonrasında da “O sene bu sene” diye başladılar. Hocayla konuştuk, kadro maliyetini düşürmek istedik, bunlardan biri Kucka’ydı.

– Galatasaray maçını takip eden süreçte bir Malatyaspor maçı oynadık. Ünal Karaman geçen sezonki Yeni Malatyaspor maçından sonra istifa kararı almıştı. Pazartesi gününe kadar bekleyelim ve sindirelim hocam, sen sakin ol dedim. Olaylar aslında o zaman başlamıştı. Perde arkasını konuşacak değilim burada ama kulüp içersinde kalması gereken birtakım şeyleri kamuoyuna açıldı.

”Tercihi hocadan yana kullandık”
– 2 oyuncu (Burak Yılmaz ve Onur Kıvrak) ve hoca arasında tercih yapmamız gereken bir süreçti. Burada işin doğrusu, tercihi hocadan yana kullanıp oyuncularla yolumuzu ayırmaktı. Biz hocanın yanında olma kararı aldık. Transfer sezonuna gelince o dönem hocanın alınmasını istediği oyuncular vardı. Transfer yasağımız da vardı. Geçen sene bu zamanlar. 1461’den oyuncular kullanmaya çalıştık. Hocanın çok kırılgan ve duygusal bir yapısı var. Bunu bildiğim için son dönemlerde hep takımın, hocanın yanında oldum.

”Kendi paçasını kurtarmak uğrunda kimse kulübü ateşe atamaz”
– Trabzon’da şöyle bir gerçek var. Trabzon’da kendilerinin olmadığı ve kendileri yapamıyorsa şampiyon, şampiyon olsa dahi Trabzon, bundan hoşnut olmayacak bir kesim var. Kendi paçasını kurtarmak uğrunda kimse kulübü ateşe atamaz. Kimsenin böyle bir durumu olamaz. Yapılan bütün transferlerden hocanın haberi vardı. Hocanın şöyle bir tavrı var, ‘Ben bunları izlemedim.’ Siz izlemediniz zaten izleme ekibi var. Yönetim ve sizin onayınızla bu transferler gerçekleşti. Serzenişler o zamandan başlamıştı. Hoca AEK maçından sonra transferleri ben yapmadım dedi. Ama bunların hepsinden senin haberin vardı, sadece ikisi hariç. Avdijaj ve Andusic.

”Afedersiniz, siz kimsiniz?”
– AEK maçından sonra çok ciddi eleştiriler geldi. Hocamız da maalesef bu eleştirilerin etkisinde altında kalarak büyüklerin de yönlendirmesiyle bazı açıklamalar yaptı. Hocamız, eleştirilerin altında kalıp AEK ve Krasnodar maçından sonra çok enteresan 2 açıklama yaptı. Mesela Sörloth 20 gole katkı yaptı, bize Avrupa’da tur atlatacak iş yaptı. Prag’a elensek zaten Avrupa hayaldi. İzleme ekibi izledi, biliyordunuz siz de hocam. Puan kaybından sonra eleştiri yapan bir kesim var, bir de ‘Hocamızı yedirmeyiz’ diyen bir kesim var. Afedersiniz, siz kimsiniz? Kimsiniz ve nesiniz ki kulübün başında olan, başkanın da 24 saat yanında olduğu bir hoca hakkında bunları söylüyorsunuz?

”Sana inanmışım, birlikte yola çıkmışız”
– Başarının paydaşı çoktur. Eğer kulüpte işler yolunda gitmezse bu takımda yapılan en ufak bir pas hatasının tek sorumlusu benimdir dedi hoca. Ben de her başarısız sonuçtan sonra çıkıp takımı ve hocayı bu kadar eleştirmeyin beni eleştirin dedim’. Ailemden çok ben seninle görüşüyorum. Sana inanmışım, birlikte yola çıkmışız. Bana göre kendisi büyüklerinin etkisi altında kalarak bu tür açıklamalar yaptı. Sivas maçından sonra da yöneticilerimize ‘Ben ayrılsam çok iyi olacak galiba’ demiş. Biz de sıkıntılı süreçlerin olabileceğini biliyoruz zaten.

”Biz dikensiz gül bahçesine gelmedik”
– Ben senin savaşçı ruhuna inandığım için ona güvendiğim için göreve getirdim. Yoksa başka hoca yok muydu. Bir sürü isim geçiyordu hiç biriyle görüşmedik. Ünal hoca gelmeden önce 10-12 teknik adamın ismi geçiyordu. Hiçbiriyle görüşmedik. Aklımızda sadece Ünal Karaman vardı. İrtiba kaybeden bir Trabzonspor vardı. Biz dikensiz gül bahçesine gelmedik. Bu yükü sırtlayacak insanlarla yola devam edeceğimiz için Ünal Karaman isminde ısrarcı oldum. Sonuna kadar da eleştirlere kulak tıkadım ve yanında oldum. Olumsuzluğun tek sorumlusu vardır Trabzonspor Başkanı. Konyaspor maçından sonra yaptığım açıklamam şu ‘Maçların ikinci yarılarında oynanan oyun Trabzonspor’a yakışmıyor’ demiştim. Oynanan kötü futbolun sorumlusu benim diyen bir insan bu sözleri sarf ediyorsa, yaptığı şey öz eleştiridir.

”Hoca zaten istifa kararını vermiş”
– Son 5-6 haftadır maçların ikinci yarısında oynanan maçlar Trabzonspor’a yakışmıyordu. Korku filmi gibi oluyordu maçlar. Boğazına takılırım var, maçtan önce de oyunculara gidip de dönmemek var, ben devam edersem herkes yere sağlam basacak, başkan da dahil demiş. Hoca, Sosa ile konuşmuş. Ben görevi bırakacağım demiş, alınacak bir şey yoktu dediklerimde. Hoca zaten istifa kararını vermiş. Hoca istifa kararını vermiş, en son gelmiş olduğu noktada Kayserispor maçının üzerine divan başkanı ve genel sekterimiz hocayla görüştü. Ben görüşmedim.

”Sayın Soylu o esnada ulusal bir kanalda ülkenin güvenlik durumunu konuşuyordu”
– Tweet sayısının 100 bine yaklaştığı söyleniyor. Bunların 80-90 bininin İstanbul’dan yönlendirildiği söyleniyor. Trabzonspor tarihinde alışılmış durumlar değil böyle şeyler. Sosyal medyada garip teoriler ortaya atılıyor. Bakan sayın Süleyman Soylu atlamış yok uçakla Trabzon’a gelmiş deniyor. Ağaoğlu istifa edecekmiş, yerine Yiğit Alp geçecekmiş tüzük gereği. Kulübü ele geçirecekmiş. Sayın Soylu o esnada ulusal bir kanalda ülkenin güvenlik durumunu konuşuyordu. (Hayrettin Hacısalihoğlu’nun tweeti için) Ben kimsenin kulübe güldüğünü falan zannetmiyorum. Böyle bir düşünce içerisindeyse dönüp bir de aynada kendisine baksın.

”Ben eşimin telefon numarasını 30 senede zor ezberledim”
– Bana ve Mehmet Yiğit Alp’in telefonlarına kadar tehdit ve hakaret mesajları geliyor. Hatta ve hatta eşimin telefonuna kadar tehdit mesajları atılıyor. Ben eşimin telefon numarasını 30 senede zor ezberledim. Biri demek ki o numarayı vermiş birilerine. 1 milyar TL borçtan, maaşları ayın 1’inde değil 28’inde yatan bir kulüp haline geldik. Kulüp çalışanlarının maaşları ayın 1’inde değil, 28’inde yatan bir kulüp haline geldik. Hocamız, ‘Söylenmekte zorlandığım şeyler var.’ diyor. Maaşları 6 ay ödenmeyen futbolcular ve o futbolcuları yöneten, açıklamalar yapan teknik direktörler var. Primler günü gününe yatıyor. Ailemize küfür ediyorsunuz, hakaret ediyorsunuz , tehdit ediyorsunuz. Ve aleni tehditler bunlar. ‘Kan gölü içinde yüzeceksiniz’ ve ‘mermiye bu kadar hızlı koşan bir adam görmedim’ tarzda mesajlar geldi.

”Mermiye de koşarım. Kan gölünde de boğulurum”
– Eren Bülbül’ün annesi bana ‘başkanım yanındayız, üzülmeyin’ mesajı yolladı. Bu bana yeter. Eren Bülbül’ün annesi ve ağabeyinden destek mesajı aldım; ‘Başkanım her türlü aldığınız kararın arkasındayız’ Bazen bir mesaj o gelen 100 bin mesajdan değerlidir. Biz anamızın duasıyla geldik, hocanın selasıyla gideriz.’ Mermiye de koşarım. Kan gölünde de boğulurum. Mücadelemiz devam edecek. Biz hocanın önünde engel olabilecek her şeyi temizledik. 24 saat onun yanındaydım. Yükleniriz, korkuturuz, kaçırırız diye düşünüyorlarsa çok yanlış insanlarla uğraşıyorlar. Biz nasıl bir görevin altına girdiğimizi biliyoruz. Biz, Trabzonspor’a gönül vermiş insanlarız. Bu mücadeleden ne ben ne de as başkanım çekilir.

”Trabzonspor’u siyaset arenasına çekmeye çalışıyorlar”
– Bu olayı siyasi bir yöne çekmeye çalıştılar. 4-5 aydır Trabzonspor’un üzerine yazılan senaryolar. Trabzonspor’la alakalı çok ciddi engeller ve engellemelerin hepsi şu anda yargıda. Borsada işlem gören bir kulüp hakkında ‘örtülü ödenek’ iddiaları diye başladı. Sayın Berat Albayrak’ın yaptığı bir şey var; Yeniden yapılandırma ve kulüplerin borçlanmasının önüne geçecek uygulamalar için çok büyük çaba sarf etti. Yanlış mı yaptı? Bu, Trabzonspor için yapılmış bir şey değil.

”Ortayı da Ünal Karaman yaptı bu insanlara”
– Trabzonspor’u siyaset arenasına çekmeye çalışıyorlar. Ünal Karaman olayı, olayın patlama noktası ancak ortayı da Ünal Karaman yaptı bu insanlara. Burada amaç çok farklı, biz hiçbir şekilde bu oyuna düşmeyeceğiz. Güneşi balçıkla sıvayamazsınız. Bir grup taraftar, Trabzon’un belediye başkanı, kanaat önderi bu işleri yapıyorsa, tabii ki onu takip edenler olacaktır.

Şota – Mustafa Denizli iddiası
– O meşhur gece, her şey zaten 1 saatte patladı. Şota ile görüşülmüş, zaten anlaşılmış. Ben Şota ile 2018 Ağustos’ta Nwakaeme ile ilgili 5 dakika konuştum. 1.5 senedir telefonla görüşmedim. Mustafa Denizli dediler, sadece bir cenazede görüştüm. Kulübe bir operasyon yapıldı, açık ve net. Hocasız kaldık. Göndermek gibi düşüncem yoktu. Bana göre Türkiye’nin en güçlü forveti bizde. Trabzonspor’un forvete ihtiyacı olduğunu zannetmiyorum.

”Teknik direktörümüz Hüseyin Çimşir”
– Hüseyin Çimşir görevinin başında. Çok büyük bir sorumluluk ama 12 yaşında Trabzonspor’un kapısından giren biri için büyük bir onur ve büyük bir fırsat. Hüseyin Çimşir şunun rahatlığıyla çalışacak. Kulübün hocasının arkasında nasıl durduğumu biliyor. Teknik direktörümüz Hüseyin Çimşir’in yanına yardımcı bir hoca gelebilir. Başarılı olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın! Ama taraftarlar, maçlar başlasın da ıslıklayalım diyenleri içerisinden arındırmalıdır.

”Hiçbir hocayla bu süreç içerisinde görüşmüşlüğümüz yok”
– Erol Bulut için de Alanyaspor’la görüştük tabii, hatta Hasan Başkan yemek ısmarladı. (Gülerek) Hiçbir hocayla bu süreç içerisinde görüşmüşlüğümüz yok. Trabzonspor kulübünün teknik direktörü Hüseyin Çimşir’dir. Hüseyin hocaya ilk gün söyledim. Görevinin başındadır.

”1-2 transfer yapabiliriz”
– O kadar karaktersiz bir insan mıyım 24 saat yanında olduğum bir hocayı ben devamlı kuyusunu kazacağım, yerine birini getireceğim. Bu karaktersizliktir. Ama biz o değiliz. Yolun ortasında hocasız kaldık. Her yere oyuncu alabiliriz ama forvet olmayacak. 1-2 transfer yapabiliriz. Sürpriz isim olabilir ama yıldız falan diye kimse havaya girmesin. Sörloth ismini camiada kim biliyordu? Sosyal medyada olanları bir ben bilirim. Sen biliyor muydun mesela, kim bu Sörloth?

”Sosa ve Novak’a ödeyebileceğimiz en yüksek rakamı verdik”
– Transferde 12 milyon limitimiz var. Trabzonspor masada güçlüdür. Eğer güçlü olmasa %30-%40 mevzusu olmazdı. Trabzon sahada da güçlüdür. Kasada da güçlüdür, para taşmıyor ama kupalarımıza haciz gelmiyor, bunlar unutulmasın. Sosa’ya 2 yıllık, Novak’a da 2+1 yıllık sözleşme teklifi yaptık. Sosa ve Novak’a ödeyebileceğimiz en yüksek rakamı verdik. İkisinin menajeri de menajercilik oynuyorlar. Bıraktık oynasınlar diye, bir yorulsunlar. Çünkü çok iyi rakamlar verdik, sonuna kadar zorladık limiti. Yabancı oyuncular kendisini menajere teslim ediyor.

”Daniel Sturridge için sözlü teklif var ama devam etmek istiyoruz”
– Abdurrahim ve Serkan’a teklif var. Hocaya söyledim. Birine 1 M€ diğerine 1.5 M€ verdiler. Hocaya da söyledim bunu. Daniel Sturridge için sözlü teklif var ama devam etmek istiyoruz. Menajerinden geldi teklif, kulüp ismi vermedi. Önemli bir oyuncu, yeteri kadar verim alamadık. Uğurcan Çakır için teklif geldi, hala da geliyor. Evlendirirken bile zor verdim onu. Takımdan ayrılacağı zamanı çok iyi biliyor. Benim gözbebeğim, pırlantam. Gitmesi söz konusu değil. Liverpool’dan Uğurcan için teklif varmış. Demek ki Liverpool’un kalecisi bende duruyor. Premier Lig’in lideri. Neden erkenden göndereyim ki?

”Yusuf Yazıcı sözde Trabzonsporlu değil özde Trabzonsporludur”
–  Abdülkadir Ömür’le iki gün önce görüştüm kendi tabiriyle ‘Mart başında sahaya çıkarım’ dedi. Her gün evine fizyoterapistimiz gitti evine. Yanlış tedavi diyorlar. Sabah akşam böyle bir şey istiyorlar, kulüp karışsın istiyorlar. Çöksün istiyorlar, çökmez! Çok beklersiniz. Yusuf Yazıcı sözde Trabzonsporlu değil özde Trabzonsporludur. Yusuf Yazıcı’yı sakatlanınca moral vermek için aradım ama o bana moral verdi. Takımdan sakatlanan kalmayınca ben de çaprazları kopardım diye bir espri yaptı. EURO 2020’ye yetişeceğim diyor. Barça’da, Liverpool’da oynar ama Yusuf bizim oyuncumuz, markamızdır.

”6 ay sonra göreceğiz, bu takımla gurur duysunlar”
– Böyle bir mesaj vermem. Söylemim herkesin malumudur. Şampiyonluk için mücadele edilir, biz de bu yarışın içerisinde olacağız. İnsanları da zaten bu rahatsız ediyor. 6 ay sonra göreceğiz, bu takımla gurur duysunlar.

Yorum Yap

Yorum Yap